Gündelik hayatın koşturmacası içinde kendimizi son derece modern, rasyonel ve ayakları yere basan bireyler olarak tanımlarız. Sabah alarmla uyanır, borsa grafiklerine bakar, maillerimizi yanıtlar ve her şeyi mantık silsilesiyle çözebileceğimiz bir dünyada yaşadığımıza inanırız. Ancak gece olup da bilincimizin o spot ışıkları kapandığında, zihnimizin alt katlarındaki o karanlık laboratuvarda bambaşka bir mesai başlar. Carl Gustav…